Pages

22 Ekim 2012 Pazartesi

Kupa Ası

Bugün bir kitabın daha sonuna gelmiş bulunuyorum. Alper Çeker'in 6:45 yayınlarından çıkmış Reziller! 10 numara 5 yıldız bi roman olabilirmiş bu kadar yazım hatası olmasaymış! Hikaye oldukça iyi, orası ayrı..


"Rock’n Roll efsanesi Elvis Presley öldüğünde 42 yaşında ve yalnızdı; ama bu bilginin elinizdeki romanla ilgisini henüz biz de bilmiyoruz."

 -Bülent abi, bir destede kaç tane kupa ası olur?
           -Kaç tane lazımsa evlat!

 Kahramanlarımız Cengiz ve Çeper iki farklı kişi, iki farklı hayat! Aynı semtin çocukları olan bu iki insan birbirleri ile iyi anlaşmakta arkadaşlıklarından keyif almaktadırlar.' derken farkettim ki sanki yazdıkça kitabı basitleştiriyor ve TRT formatında özetlemeye çalışıyorum. Yani okuyun, okutun.

öylesine not: Yazarın aralarda 6:45 ekibine selam çakması, filim olursa şöyle çek gibisinden önerileri okuyucuyu cool tutmaktadır. Ve Eşref'in bir cigaralık sarma betimlemesi var aman derim..

21 Ekim 2012 Pazar

Hayat ne garip kuşlar felan!

Yazasım var ama yazdıkça kapanıyorum ve sanki söylediğim her şey söyledikten sonra anlamsızlaşıyor ve önemini kaybediyor. Çok zor zamanlar geçirdim ki kendimi güçlü sanırdım. Güç tükenen bir şeymiş. Ve tükenirken kişinin kendine olan güvenini de yanında götürebilirmiş. Hayatımı kontrol edemiyorum ve kontrol etmem gerektiğini de düşünmüyorum.
Niçin karamsarım tanrım? Ben böyle değildimmmm geliyor zakkumdan
İşte sanki bana anahtar kelimeler verilmiş de hikaye yazmamı bekliyorlar oysa ben kelimelerimi kaybetmiş gibiyim.. İnsan kendisine bile güvenmezken çevresine nasıl güvenebilir. Yani bahsettiğim baya baya yakın çevre.. Hani içerisinde ailenizin, çocukluk arkadaşınızın belki sevgilinizin-eşinizin, hani dostum dediğiniz birlikte sabahlara kadar sohbet ettiğiniz sırdaşınızın ne biliyim işte anladınız güvenmeli mi?
        İşte dediğim gibi yaa yazdıkça anlamsızlaşıyor...

9 Ağustos 2011 Salı

çalışmak güseldir !


Evet, Üniversiteyi bitirdikten sonra çılgın ve zevkli başlayan iş hayatım sonrasında sekteye uğradı ve beni pek de memnun etmemeye başlamıştı. Aslında bunu grafiklendirebilirdim fakat zor geldi şöyle düşünün ki sürekli düşen bir ivme !!
Sonra, İstanbul'a taşındım Yüksek Lisansa başladım, sandım ki "okul hayatı beni bir sürede olsa rahatlatır demekki ben iş yaşamına hazır değilim" Fakat durumun bu şekilde de olmadığını anlamam uzun sürmedi dersler zevksiz, hocalar sadece teorik ve master de pek matah gelmedi. Tabi bu durum Marmara Ünv.'nin eğitimsizliğinden de kaynaklanabilir.
Neyse okul bitti, 1 hafta tatil yaptım ve iş aramaya başladım aman allaım o ne sancılı süreç benim stres yapmam için 2 hafta bile yetti.. Sanki sonsuza kadar iş bulamayacakmışım gibiydi.. İstediğim alan olan İnsan Kaynakları sektörü adından utanmadan ucuz çocuk işci çalıştırırcasına önerdikleri ücretlerle görüşme sırasında sinirden gülmemi sağladı( evet farkındayım çok profesyonelce) Hatta arkadaşıma söylediğimdeki yorumu az bile yapmışsın keşke osursaydın :D

Ve ben şimdi Pazarlama alanında çalışıyorum 2. haftam bitmek üzere ve aman nazar değmesin mutluyum yaaww
özlemişim yine yeniden ofisde olmayı yeeeyyy ((:


14 Haziran 2011 Salı

Seçmeli mi Seçmemeli mi?


Azalarak falan bile değil direk bitmesini istiyorum facebook üzerinden siyasetin!
Akp'lileri kutlarım, Chp'liler ha gayret biraz daha çalışmalı,mhp'liler bu sefer size güveniyordum açıkcası sağ fraksiyondan biraz da olsa güçsüzleştirebilirsiniz diye...
Yıllarca siyaset yapmasına izin verilmemiş sağcılar ve solcuların politikadan bihaber çocuklarıyız biz. Protestolarımız bile sanal,gerçek değil... Ve o dönemde ne sağcılar ne de solcular siyaset yapamazken, siyaset bir kesimin eline kaldı ve işte şimdi bunun sonuçlarını görüyoruz. Sol hiçbir zaman o kadar güçlü olmadı ki şimdi olsun, asıl yanlış merkez sağı güçlendirememekte.. Nerede Demokratlar? Bence bilinçli bir şekilde çıkmıyorlar meydanlara,sokaklara nerede bir zamanların muhafazakar DYP'lileri ANAP'lıları..Kaderimiz iki parti arasında geçmemeli nerede çok partili seçim hakkımız?Ya canım DSP'nin, CHP biraz daha oy alabilsin diye sessiz durması.
Hiçbir partiye yakın hissetmezken kendimi sadece zorunluluktan oy vermekten yana da değilim. Önümüzde 5 yılımız var, şimdiden çalışmalı, fakat sizde bilmiyorsunuz değil mi nereden başlamalı?

13 Haziran 2011 Pazartesi

OYun

Oyun
Yundun yıkandın suyunda
Yangınımdan ziyansız çıktın
Bulutuma dokundun güneşimi tuttun
Dağlarımı denizimi göğümü aştın
Dize geldi zaman eğildi önünde

Ah efendim bırak beni
Bir başım var alıp gideyim
Ah efendim bırak gideyim
Oyun bu, sen kazandın ben kaybettim

Küçüktüm
Neler neler gelirdi aklıma, hala gelir
Sarhoş olurdum geceden
Yıldızlara böceklere hesap verirdim sade
Ah efendim, bir başım var alıp gideyim ben kaybettim

Geldin oturdun soframa
Yaktın beni canımı küle çevirdin
Ateşim suyum gülüm vardı
Yedin beni herşeyimi tükettin
Dize geldi zaman eğildi önünde

Ah efendim bırak beni
Bir başım var alıp gideyim
Ah efendim hiç anlamadın
SEN KAZANDIN AMA BEN HAKLIYDIM!

Ezginin Günlüğü

5 Nisan 2011 Salı

Başlıksız

Hiçbir zaman eskisi gibi olamamak!

3 Şubat 2011 Perşembe

Enfes (:



Kahvaltı

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı
..........
..........

Cemal Süreya