Pages

5 Nisan 2011 Salı

Başlıksız

Hiçbir zaman eskisi gibi olamamak!

3 Şubat 2011 Perşembe

Enfes (:



Kahvaltı

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı
..........
..........

Cemal Süreya

21 Ekim 2010 Perşembe

inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar !

biri beyaz biri kara iki kedi..
birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak,
birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar.
gölgeler akşamüstünü söylüyor.
yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi.
yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu,
uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
akşam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu,
değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? ...

yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına,
bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? karşımıza çerken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürüklerken
bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir,
her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün...

bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir
kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;
hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız,
omzunun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip
'nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çıkar.' dediğinizdir.
oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir o,
boş yere bu sokaklarda aranırsınız...

M. Mungan'a teşekkürler...

8 Ağustos 2010 Pazar

MARKAFONİ

Ben düzenli bir markafoni müşterisiyim ve bayılıyorum her sabah bilgisayarımı ilk açtığımda markafonide gezmeye.. Beni bilen bilir alışveriş yapmayı,herkesden biraz fazla severim :D Sanki sabah işe ya da okula gitmeden önce mağaza geziyormuşum hissi yaratıyor ve ben bu hissi çok seviyorum :DD
Bu yazıyı yazma sebebim ise markafoni dünyasında yeni şeyler keşfetmiş olmam! şimdiye kadar nasıl olmuş da blogun farkina varmamisim acaba! çok güzel bir blog hazırlamışlar. Moda ve alışveriş sevmeyenler; playlistler için bile girilmeye dinlenmeye değer buyurun: http://blog.markafoni.com/


Ve eğer bir bakayım neymiş bu markafoni diyorsanız bu linkten davetiyenizi alabilirsiniz ; http://www.markafoni.com/i/sehnaz_saatcioglu/

Sevgiler. Öptüm : ))

6 Mayıs 2010 Perşembe

DOSTLARI ARAMA

Bir sabah kendine koyu bir
kahve koyarsın, sigara
tablasını boşaltır, yeni bir
sigara paketi açar, bir tane
yakar, telefonu önüne çekip
defterini açarsın --a'dan
başlayarak sırayla--
dostlarını aramaya başlarsın.
özellikle dikkat edeceğin, o
anda orada (o numarada)
olma olasılıklarının yüksek
olmasıdır; büroları sabah
(öğleye kadar) ve öğleden
sonra; evleri de akşam
ilerledikçe ararsın --
yurtdışındaki dostların için
de saat farklarını hesaplarsın.
bu arada kahven bittikçe
yeniler, sigara tablası
doldukça boşaltır, sigara
paketi boşaldıkça da, yenisini
açarsın.
her seferinde, numarayı
çevirir, düşmesini bekler
(bazıları zor; ancak birkaç
çevirişte düşer), ilk zil sesi
bitince de telefonu kapatırsın.
"yok" dersin --
sonra, "o da yok" --
sonra "işte, o da" ---
hep, "yok" dersin.
dostlarınla dolu bir gün
geçirirsin.

( / de ki işte ) O. Aruoba

SatıYORUM veee Saaattıım!!!


03.05.2010 tarihinde bir açık arttırmaya katıldım. Çok ilginç bir deneyim oldu benim için. Kesinlikle sosyolojik, antropolojik, psikolojik her türlü disiplinler arası yaklaşım açısından incelenmesi gereken bir ortam.
Arkadaşıma kahvelerimizi içerken açmayı düşündüğümüz-gerçek bir proje- şarapevini konuşmak için gitmiştim ta ki Cem Uzan'ın TMSF tarafından el konulan son menkullerinin açık arttırmada satılacağını öğrenene kadar. Ve gittik bir kaç parça birşey de aldık. Fakat benim bahsetmek istediğim bu değil. Her çeşit kişiye rastlayabilirsiniz orada. İlk başta erkek egemen bir topluluk-ki sadece 2 bayan biz vardık- olarak göze çarpıyor. Eve para getiren erkek figürü, orada da rekabet ederek rakiplerinin önüne geçerek kazanma hırsı ile karşımıza çıkıyor. Aman Tanrım, neler neler... Bütün bir satış sırasında kaykılmış bir oturuş şekliyle eli sürekli havada beyler; bu demek oluyor ki siz istediğiniz kadar fiyatı arttırın, o ürün benim ! Ya öyle şeyler satıldı ki piyasa bedeli 1000 lira olsa bile 3000 liraya alanlar oldu. Çünkü diğerlerinden üstün olduğunu kanıtlamalıydı. Ya da ilk başta satışa girmeyerek, nabzı ölçenler ve sadece kızıştırıp aradan çekilenler.
Kesinlikle benim gibi boş vaktiniz olduğu bir gün katılmalısınız.
Güzel bir atmosfer. Yeni ilgi alanım olabilir : ))

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Sınavlar Sınavlar


Yarın günlerden KPDS.
Hayır kendimi tanıyamaz hale geldim, eskiden sisteme tamamen karşı olan ben, şuan tam da sistemin içindeyim. Hem de isteyerek! Sınavlara karşı olan ben,şu an tüm sınavlara hazırlanıyorum, bilgilerimizi ölçmediğini bile bile...
ÜDS, KPDS, ALES, KPSS, SPK ve diğer açılan tüm sınavlar...
Evet sürüye 1 kişi daha eklendi ve işin kötü tarafı bu sürünün bir başı dahi yok. Sanırım böyle oluyor kimse farketmeden çarkın bir dişlisi haline geliyor ve çalışmaya başlıyor.



Bakmayın bu serzeniştime canım öyle sürekli ders çalışan biri değilim hatta ders çalışamayan biriyim ama işte canımı sıkıyor bu durum.
Neyse ben biraz daha kendimi kandırıp, çalışıyormuş gibi yapayım.
Yarın sınava girecek herkese başarılar...