Pages

9 Ağustos 2011 Salı

çalışmak güseldir !


Evet, Üniversiteyi bitirdikten sonra çılgın ve zevkli başlayan iş hayatım sonrasında sekteye uğradı ve beni pek de memnun etmemeye başlamıştı. Aslında bunu grafiklendirebilirdim fakat zor geldi şöyle düşünün ki sürekli düşen bir ivme !!
Sonra, İstanbul'a taşındım Yüksek Lisansa başladım, sandım ki "okul hayatı beni bir sürede olsa rahatlatır demekki ben iş yaşamına hazır değilim" Fakat durumun bu şekilde de olmadığını anlamam uzun sürmedi dersler zevksiz, hocalar sadece teorik ve master de pek matah gelmedi. Tabi bu durum Marmara Ünv.'nin eğitimsizliğinden de kaynaklanabilir.
Neyse okul bitti, 1 hafta tatil yaptım ve iş aramaya başladım aman allaım o ne sancılı süreç benim stres yapmam için 2 hafta bile yetti.. Sanki sonsuza kadar iş bulamayacakmışım gibiydi.. İstediğim alan olan İnsan Kaynakları sektörü adından utanmadan ucuz çocuk işci çalıştırırcasına önerdikleri ücretlerle görüşme sırasında sinirden gülmemi sağladı( evet farkındayım çok profesyonelce) Hatta arkadaşıma söylediğimdeki yorumu az bile yapmışsın keşke osursaydın :D

Ve ben şimdi Pazarlama alanında çalışıyorum 2. haftam bitmek üzere ve aman nazar değmesin mutluyum yaaww
özlemişim yine yeniden ofisde olmayı yeeeyyy ((:


14 Haziran 2011 Salı

Seçmeli mi Seçmemeli mi?


Azalarak falan bile değil direk bitmesini istiyorum facebook üzerinden siyasetin!
Akp'lileri kutlarım, Chp'liler ha gayret biraz daha çalışmalı,mhp'liler bu sefer size güveniyordum açıkcası sağ fraksiyondan biraz da olsa güçsüzleştirebilirsiniz diye...
Yıllarca siyaset yapmasına izin verilmemiş sağcılar ve solcuların politikadan bihaber çocuklarıyız biz. Protestolarımız bile sanal,gerçek değil... Ve o dönemde ne sağcılar ne de solcular siyaset yapamazken, siyaset bir kesimin eline kaldı ve işte şimdi bunun sonuçlarını görüyoruz. Sol hiçbir zaman o kadar güçlü olmadı ki şimdi olsun, asıl yanlış merkez sağı güçlendirememekte.. Nerede Demokratlar? Bence bilinçli bir şekilde çıkmıyorlar meydanlara,sokaklara nerede bir zamanların muhafazakar DYP'lileri ANAP'lıları..Kaderimiz iki parti arasında geçmemeli nerede çok partili seçim hakkımız?Ya canım DSP'nin, CHP biraz daha oy alabilsin diye sessiz durması.
Hiçbir partiye yakın hissetmezken kendimi sadece zorunluluktan oy vermekten yana da değilim. Önümüzde 5 yılımız var, şimdiden çalışmalı, fakat sizde bilmiyorsunuz değil mi nereden başlamalı?

13 Haziran 2011 Pazartesi

OYun

Oyun
Yundun yıkandın suyunda
Yangınımdan ziyansız çıktın
Bulutuma dokundun güneşimi tuttun
Dağlarımı denizimi göğümü aştın
Dize geldi zaman eğildi önünde

Ah efendim bırak beni
Bir başım var alıp gideyim
Ah efendim bırak gideyim
Oyun bu, sen kazandın ben kaybettim

Küçüktüm
Neler neler gelirdi aklıma, hala gelir
Sarhoş olurdum geceden
Yıldızlara böceklere hesap verirdim sade
Ah efendim, bir başım var alıp gideyim ben kaybettim

Geldin oturdun soframa
Yaktın beni canımı küle çevirdin
Ateşim suyum gülüm vardı
Yedin beni herşeyimi tükettin
Dize geldi zaman eğildi önünde

Ah efendim bırak beni
Bir başım var alıp gideyim
Ah efendim hiç anlamadın
SEN KAZANDIN AMA BEN HAKLIYDIM!

Ezginin Günlüğü

5 Nisan 2011 Salı

Başlıksız

Hiçbir zaman eskisi gibi olamamak!

3 Şubat 2011 Perşembe

Enfes (:



Kahvaltı

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı
..........
..........

Cemal Süreya

21 Ekim 2010 Perşembe

inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar !

biri beyaz biri kara iki kedi..
birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak,
birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar.
gölgeler akşamüstünü söylüyor.
yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi.
yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu,
uzun yolları da göze alabilen bir dostluk

ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
akşam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı ayakların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu,
değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz? ...

yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
kendimizi hep ilerde bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına,
bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? karşımıza çerken çıkmış insanları yolumuzun dışına sürüklerken
bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir,
her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün...

bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir
kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;
hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığınız,
omzunun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip
'nasıl olsa ilerde bir gün tekrar karşıma çıkar.' dediğinizdir.
oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir o,
boş yere bu sokaklarda aranırsınız...

M. Mungan'a teşekkürler...

8 Ağustos 2010 Pazar

MARKAFONİ

Ben düzenli bir markafoni müşterisiyim ve bayılıyorum her sabah bilgisayarımı ilk açtığımda markafonide gezmeye.. Beni bilen bilir alışveriş yapmayı,herkesden biraz fazla severim :D Sanki sabah işe ya da okula gitmeden önce mağaza geziyormuşum hissi yaratıyor ve ben bu hissi çok seviyorum :DD
Bu yazıyı yazma sebebim ise markafoni dünyasında yeni şeyler keşfetmiş olmam! şimdiye kadar nasıl olmuş da blogun farkina varmamisim acaba! çok güzel bir blog hazırlamışlar. Moda ve alışveriş sevmeyenler; playlistler için bile girilmeye dinlenmeye değer buyurun: http://blog.markafoni.com/


Ve eğer bir bakayım neymiş bu markafoni diyorsanız bu linkten davetiyenizi alabilirsiniz ; http://www.markafoni.com/i/sehnaz_saatcioglu/

Sevgiler. Öptüm : ))